Kadın Hakları mı?


Yazıya başlarken…     

“Güzel giden bir şeyleri kutlamak istiyor insan…”

Ancak insan hakları yerine kadın haklarını kutlamak biraz ağır geliyor, aslında herkese acı vermeli. 
21. Yüzyılda hala iki cinsi sınırlarla ayırarak ya kurtarma ya da katletme düşüncesindeysek sorgulamalıyız her şeyi; eğitimi, yönetimi, iletişimi, ilişkileri, samimiyeti, samimiyetsizliği. Bugün kız çocuğumuz bir sinemaya, bir kafeye, işe ya da okula giderken “acaba başına bir şey gelir mi” korku ve endişesi içinde yaşıyorsak!

Evet her şeyi en baştan yeniden sormalıyız, sorgulamalıyız!
 
İnsan hakları toplumun her kesiminde eğitim ekonomi ve sosyal alanda insanca yaşamanın gereğidir. Hukuk sistemimizde yasalar önünde her vatandaş eşittir. 
Yasalar çoğunlukla kadınlar kadar erkeklerin de haklarını koruyamaz olabiliyor..




Ancak bazı haller vardır ki sadece kadın olduğu için ihlal edilen haklar. 

Mesela aile içi şiddet, töre cinayeti ya da erken ve zorla evlendirme denildiğinde hiç kimsenin aklına bu kişinin erkek olduğu gelmez. 
Bedensel ve cinsel şiddette giyimleriyle ya da sokakta geç vakte kadar kaldığı için bedensel ve cinsel şiddeti meşru hale getirmek için konu edilen erkek değil yine kadındır.

Haydi erkekler okula” kampanyası yoktur mesela. Benzer pek çok ayrımcılığa dayanan olgular sebebiyle de “kadın hakları” gündem oluşturmaktadır.

 İçinde yaşadığımız bilgi ve iletişim çağında hala kadın ve erkek sınırları konuluyorsa, kadınlar çiçektir böcektir gibisinden sözler yazılabiliyorsa, bir şeyler sorgulanmalıdır.

Cinsiyet değil insan faktörünün ön planda tutulduğu kadınlara da seçme ve seçilme hakkı  verilmesinin  81. yılı.

92 yıllık Cumhuriyetimizin ilk yıllarından  günümüze, yıllar içinde kadın hakları konusunda ileri mi gittik ya da ne oldu? 
Hangi motifler uygulandı hangilerinde geriye gidildi?
Cumhuriyet ve Atatürk devrimleri sayesinde aslında önemli bir hamle yapılmış, ya sonra…           
Yasaların hazırlık aşamasında ve uygulanmasında kadın yoksa aksaklıklar da yaşanması son derece olağan. Bu da birçok konunun yaşama geçmesini engelliyor. 
Erkek egemen bir toplumda sadece bir arpa boyu yol alabildik, sadece seçme hakkı uygulayıcısı olarak. 
Örneğin, aile düzeninin temelinin kurulmasına yönelik bir komisyon kuruluyor, güzel. 
Peki bu komisyonda kadın var mı ?

Her dört kadından birinin fiziksel, ekonomik, ruhsal, sosyal ve cinsel şiddet mağduru olduğu ve resmi kayıtlara göre de kadın cinayetinin son 7 yılda yüzde 1400 artışı ciddi bir kadın teröründen geçtiğimizi göstermektedir. Ürkütücü rakamlar. Adeta bir sis perdesi…

Günümüzde kadınların güçlenmesi, kendi hayatları hakkında kendi kararlarını vermek istemeleri cinayetlerde önemli nedendir. Kadına yönelik şiddet, dünyada ve ülkemizde statü farkı gözetilmeksizin ortak bir insan hakları ihlalidir.

Aile içi şiddet sorunu aşılmadıkça özel ve kamu alanlarındaki uçurum kapanmayacaktır. Karar mekanizmalarında kadının bulunmaması ya da bulunanların nitelikleri çözümün önünde ikincil engeldir.  Birtakım koruyucu, önleyici ya da caydırıcı yasalar çıkarılmakta.
Örneğin, kadına yarım gün çalışma esnekliği getirilmesi çözüm olabilir mi?
Yine arka planda tutulan kadındır.

“Kocandır/ Kocamdır döver de söver de”, 
“ Kızını dövmeyen dizini döver”, 
“Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı ihmal etmeyeceksin” gibi tarihsel sürece dayanan bir anlayışla yoğrulmuş genetik yapı.

Çok vahim bir anket sonucu; Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’nda kadınlara bazı durumlarda (kadının yemeği yakması, parayı lüzumsuz harcaması, çocukları ihmal etmesi) eşlerinin dövmeye hakkı olup olmadığı sorusuna “kadınların %39’u haklıdır” cevabını veriyor
Yasalarımızda aile içi şiddette failiyle aynı evi paylaşan mağdur şiddet kapsamında tutuluyorken yine toplumda şiddet ile farkındalık artarken kadınların büyük kısmı için sorun olarak algılanmamakta ve kabullenilmektedir!

Eğitim, eğitim yine eğitim. 

Erkek çocuklarına ailenin bakış açısı değişmedikçe, evde Ayşe ile Ali’nin konumu eşitlenmedikçe, kadın kendini korunmaya muhtaç olarak görme inancını yok etmedikçe, sessiz çığlığını dile getiremedikçe bu devran böyle gider. 

Değişim insanın önce kendini fark etmesi ile başlar. 
Farkındalığı artmış bireylerden oluşmuş ailelerde saygı sevgi iç yönetim de dengede işleyecektir. 
Bu da toplumun tümünü etkileyecek bir sosyalizasyondur.
Önleyici ya da koruyucu önlemler elbette yararlıdır. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’na çok önemli görevler düşmektedir. 
Şiddet konusunda farkındalık çalışmaları yapılmalıdır.
Anne baba adaylarına çocuk eğitimi ile ilgili bilimsel psikolojik eğitimler verilmelidir.
İstekli öğretmenlere bu konuda eğitim verilmesi. Okul dışı profesyonel eğitimlerden destek alınması. Bu alanda gönüllü olarak yardım verebilecek kişisel gelişim sektöründe çok ciddi eğitim yatırımları yapan kişi ve kurumlar vardır; pekala destek alınabilir.

Okul öncesi eğitimden başlayarak öğrencilere toplumsal cinsiyet eşitliği ve insan hakları konusunda ciddi eğitimler verilmeli. 
Bu konuda sivil toplum kuruluşlarıyla sosyal hizmetlerle işbirliğine gidilmeli.  Medyada RTÜK komisyonu yeniden gözden geçirilmeli. Televizyon, şiddet içeren bilgisayar oyunları da ayrıca çocuk ve gençlerde bilinçdışı farkında olmadan, güdüsel; merhamet ve insanca değerlerden uzaklaştırarak, yaşam içinde şiddeti meşru bir yaşam biçimi olarak öğretmektedir.
Kısacası “eğitim eğitim ve yaşam boyu yine eğitim…


İlgili haber,Hollanda, özellikle Suriye'den çok sayıda çocuk gelin getirilmesi üzerine yasa değişikliği yaparak 18 yaş altı çocuklarla evliliği suç sayma kararı aldı. bbc.com/turkce/haberler/2015/12/151209_hollanda_cocuk_gelin
Başka ülkelerde yapılmış olan 18 yaş altı evlilikler de artık Hollanda'da tanınmayacak
...
Dosyalar uzar giderken; insan olarak kadınlar günü kutlu olsun demek,içimden gelemiyor. Üzgünüm!


                İletişim@Randevu 
         
                  http://www.perihanyilli.com/
            pozitifid@gmail.com 
            gsm 0553 866 86 30

Perihan Yilli ile Psikolojik Danışmanlık; "Çocuk,yetişkin,çift ve aile danışmanlığı.Kişisel Gelişim  Danışmanlığı,Koçluk Hizmetleri"  
 Nefes Terapisti, Holoterapi, Reiki Nlp Uzmanı, Access Conciousness Bars                  Uygulamacısı Objektif Testler (zeka,kişilik,gelişim,beceri) Uygulama ve Raporlama 
     




Popüler Yayınlar