21 Gün Kuralı Nedir?

         .
                                                                                                                      http://www.perihanyilli.com/  


"Yeni bir kitap 
Yeni bir "ben" Ocak,2018'de tüm kitapçılarda" 

21 gün kuralı nedir?                                

Günümüzde çok sık duyduğumuz bir kavramdır 21 gün kuralı. 
Peki nedir 21 günün  gizemi?  

Kişilerde yeniden  öğrenmeyi destekleyen; olumlu ya da olumsuz inançlarla davranışa dönüşmüş alışkanlıkları terk etmeye yarayan beynin yeniden programlanması için 21 güne ihtiyacımız olduğu gerçeğidir.
Beyin yeniden programlanması 21 günde gerçekleşiyor yani yeniden formatlanıyor.
Kuantum ve Newton fizikten beslenen, Pozitif Bilimin de  desteklediği bir kural.  
Kişi kendine göre uygulama alan seçenekleriyle, oldukça işine yarayan müdahale prosesleriyle yeniden format atabilme yeteneğine sahiptir.

Kaynak: 
http://www.idefix.com/Kitap/Bir-Yudum-Nefes/Perihan-Yilli/Egitim-Basvuru/Saglik/Geleneksel-Saglik-Yontemleri/urunno=0000000645484

21 Gün Kuralı
Kişinin fiziksel bedeninden ruhsal bedenine kadar dönüşümünü destekleyen bir aktivasyondur.
Örneğin, diyelim ki diyet yapıyorsunuz. Önünüze istediğiniz kadar kibrit kutusu ölçülerinde besinler koyun, onun dışında önlenemez iştahınızı engellemekte zorlanacaksınız, canınızın çektikçe de yediğiniz zaman pişmanlıklar duyacak depresif olabileceksiniz.

Ya da alkol, sigara gibi maddeleri bırakmak…

Veya bir ayrılık yaşadınız aşk acısı çekiyorsunuz “ben unuttum” demekle unutmanın gerçekten hatırlama sınırlarınızın dışında bırakamayacağınız gibi...

Yalnızca irade gücünüz kısa süre işinize yarayacak ve mevcut alışkanlıklarınız tekrar devam edecektir ve maalesef işe yaramadığına da şahit olacaksınız.

Bilinç ve bilinçaltı sürekli çatışma içine girecek ve kazanan ise resmi kayıtlarınızın, inançlarımızın  yer aldığı bilinçaltı olacaktır.
Ya alkole gene başlayacak, ya da diyet yaparken pasta keyfinize paralel renk renk ve çikolatalı pastalar önünüzde sıraya dizilecektir!

 Çünkü olumlu kayıtlara kodlara  sahipsiniz...
 Çünkü size keyif veriyor – size unutturuyor- bu inançlar bilinçaltınızın size oynadığı bir oyundur ve "çünkü...!" diye savunmaya geçen tarafınız ise bilincinizdir.

 Kişi bu durumda inançlarının, sadece  tutsağıdır.

Zihnimizde dakikada 2.5000.000 ( iki buçuk milyon) bilgi işlem görmekteyken, biz bunun sadece 1+9 veya 9-1 konuyu bilinçli olarak algılayabiliyoruz.

Yalnızca bir dakika içinde bilinçaltınız olaylar konular renkler kişiler içinde akar gider, yakalayamazsınız; yakaladığınız an bilgi bilinç düzeyinde demektir.

Olumlu veya olumsuz alışkanlıkları terk edebilmekten söz ettik.

 “Olumlu alışkanlıklarımın değişimi mi!
  Neden değişsin ki çünkü adı üstünde olumlu diyeceksiniz!" 
Olumlu olma hali de görecelidir, size olumlu gelen her hangi bir şey karşı tarafı rahatsız eden bir davranış olabilir ya da karşıdan gelen uyaranı sizin ret etmeniz gibi.

Davranışlarımız tekrar eden alışkanlıklarımızdır, yaşam tekrar eden olaylar zinciridir ve kalıcı durumlarımız söz konusudur, kayıt altında tuttunuz sizi siz yapan bir çok davranış elemanı sizi temsil edecektir.

Onaylamadığınız bir bilginizi değiştirmek ise yeni bir şey öğrenmekten daha güçtür.
Otoban gibi binlerce aracın geçtiği yolu düşünün, bir de köy yolunu düşünün terk edilmiş gibidir. Eski kayıtları değiştirme yerine yeni bir alışkanlık yapılması var olan bir şeyin yerine başka bir şey koymayı deneyebilirsiniz.

Evren boşlukları sevmez, kitaplıktan bir kitap çektiniz yanında ki kitaplar o boşluğa eğilecek ve hava ile dolacaktır gene var olan bir cismin bulunduğu yere aynı hacim içine bir başka nesneyi koyamazsınız.

Örneğin,"bilişsel uyumsuzluk yasası” diyoruz,
 Söz gelimi bir bardak su masada dururken aynı alan sınırları içinde başka bir su dolu bardağı koyamazsınız (tabii ki o bardağı alarak başka bir bardağı onun yerine koyabilirsiniz).

Aynı şekilde  aynı anda hem olumsuz hem olumlu  düşünce aynı anda senkronize olamaz,

Örn, yeni bir ürün aldınız; bedelini ya öder o ürüne sahip olursunuz veya almazsınız alır gene yerine koyar iade edersiniz burada bir iş bir eylem söz konusu değildir "eylemsizlik yasası"diyoruz

Ancak kişi isterse olumsuz düşüncenin yerine olumlu düşünceyi koyabilir, somut bir ürünün iptal edilip atık sınıfına konulması gibi artık o düşünce sizin için sadece atıktan başka bir şey değildir.

Alışkanlıklarımızda da  kural aynı işleyecektir ve o zaman olumsuz düşünce kendiliğinden ortadan kalkacak silinip gidecektir. Sürekli olumsuz düşüncelere takılıp kalmakla da kişi negatif tıkanıklıklar yaşayacaktır, farkına varmak pozitife odaklanabilmek.

 Gene, şu an içinde bulunduğunuz zaman geçmiş zamanda almış olduğunuz kararlarınız ile oluşmadı mı?
Şu andaki davranışlarınız ile de geleceğiniz oluşacak ise,

"Bu gün çok istediğim arzu ettiğim bir çok şeye yaşantıya sahip olmam benim suçum mu?"

Sorusunu sorabilirsiniz ve tabii ki cevap “evet” olacaktır; bu da  “Sebep sonuç ilişkisi” dir.

Bir duygu ve davranışınızın değişmesini, dönüşmesini  istiyorsunuz.

Öncelikle kişinin isteklerinde kararlı olması gereklidir.

Anlaşmaların da bilinçdışı inançlarıyla yapılandırılması

Şayet anlaşma yapmadan inat ve ısrarla bırakma yolu denenirse istekler tersine dönecektir. Daha şiddetle alkol almaya devam olacaktır veya aşk acısının yarattığı deformasyonlara...

Fakat inancını değiştirmesi ve ısrarla istenen inancını uygulaması ile sonuç istendik davranışa dönüşecektir.

Hangi davranış değiştirilecekse bilinçaltı inanç  ile mutabakata gidilmesi

21 gün boyunca terk etmek istediğiniz davranışınızın yerine koyduğunuz yeni inancı  ısrarla hiç boşluk bırakmadan  tekrar ediyorsunuz ve inanın zafer artık sizin olacaktır.

Beyinde sadece öğrenme işimize hizmet eden, yeni bir bilginin kalıcı hafızada öğrenmeye dönüşümü için  çalışan akson ve dentrid dediğimiz sinirler vardır ve  çalışmalarının ürününü de ancak  biyolojik olarak 21 gün de gerçekleştireceklerdir.

Tıpkı otoban gibi otomatiğe bağlanacak ve siz farkına varmadan kalıcı öğrenmeye dönüştürecek güçlü sistematik bir işleyiş. keza alışkanlıklarımızı- inançlarımızı da benzer yolla kalıcı olarak dönüştürebiliyoruz.

Siz, karar verdiğiniz andan itibaren bu güçlü elktriksel ağ çalışmaya başlıyor.

Batıda bir çok okulda son yıllarda, Newton fiziği yerini kuantum fiziğine bırakmıştır.

 Kuantum felsefesi der ki!
”Hücreler 21 günde benzerlerine bölünüyor, hücreler arası yeni geçiş yolları üç periyotta oluşuyor”  farklı pencerelerimizin oluşması ile de yepyeni frekanslar oluşuyor.

Kullanacağımız konuşma dilimiz ise olumlu cümlelerle olmalıdır; 
Beş duyumuzla hissederek;

Bundan böyle pasta yemeyeceğim, kilo alıyorum demiyoruz.
                         - Yiyeceklerimi ben yönetiyorum.
Bundan sonra zayıf not almayacağım. Yerine;
                       -  Öğrenmemi ben yönetiyorum.
İşe gitmek istemiyorum. Yerine;
                       - Olası konularda kendimi yönetiyorum, çünkü kendimi en iyi ben tanıyorum ve kendimi anlıyorum ve yönetebiliyorum. Ben de o güç var

Borca girmek mi?

Bir daha asla. Yerine;
                     - Parayı ben yönetiyorum

Çünkü dertli insanlar, dertli insanları çekecektir, hiçbir şeyi sorun etmeyen insan ona dertdaş olamayacaktır, dinlemeyecektir de aynı biçimde param yok, parasızım, mutsuzum, ne yapsam olmuyor,

 “ duygu ve düşüncelerini de gene aynı frekansta ki olaylar konular destekleyecek kendine eş düşünceyi seçecektir” yine kuantum felsefesinde vardır ve sık kullanılan bir ilkedir,

 “benzer benzeri çeker” benzer düşünce de eşleşmek için benzer düşünceyi seçecektir.

Çareler sınırsızdır, olasılıklar ise sürekli mevcuttur…

Seçiminizi sizin ve bütünün hayrına olacak şekilde yapacağınız ile inancınıza müdahale etmeniz için de beyninizin "21 güne ihtiyacı vardır...
          
      Şu anınız ile geleceğinizi, 
     gönlünüzce kucaklayacak kişi sizsiniz...
Bütün mesele umutlarınızın yöneticisi olmanızda

Seçebileceğimiz pozitif yeni başlangıçlarımızın hedefe yönelmiş  sürdürülebilirliğidir...

   
 Kişisel Gelişimin Profesyonel Tasarımı 
                İçindeki sen ile keyif dolu yolculuğun sınırsız keşfi
                                                                               
                                  
      İletişim@Randevu 
         
                  http://www.perihanyilli.com/
            pozitifid@gmail.com 
            gsm 0553 866 86 30

Perihan Yilli ile Psikolojik Danışmanlık; "Çocuk,yetişkin,çift ve aile danışmanlığı.Kişisel Gelişim  Danışmanlığı,Koçluk Hizmetleri"  
 Nefes Terapisti, Holoterapi, Reiki Nlp Uzmanı, Access Conciousness Bars                  Uygulamacısı Objektif Testler (zeka,kişilik,gelişim,beceri) Uygulama ve Raporlama      
       
       
                                       

http://www.rakitap.com/magaza/prddet.php?pid=967609    



Popüler Yayınlar