Aşkın bilimsel hali




http://www.perihanyilli.com/

Aşkın bilimsel hali,

yüzyılları meşgul eden aşk,doğrudan kalple mi ilgili ? 

ya sevgi evresi! .

Aşkın, sevginin kalp ile tanımlanması yalnızca bir ironiden mi ibaret?

Aşık Veysel'e sorarlar; aşk nedir?

"Bir kız sevdim vermediler ve adı AŞK oldu"

Aşk,senin duygundur, 

Senin dönüştüğünde hissettiklerindir, 

yani sana özgüdür ve senindir

Sevmek, sevebilmek, sevilmek, önemsenmek,değerli olduğu olgusu kişinin daha anne karnından başlayan karşılıksız ilişkinin yaşandığı anlarında başlıyor, kısacası sevgi ve aşk olgusu daha ilk anlarda  gelecekte ki sevgiyi aşkı yaşamamızın belirleyeni oluyor. Biyolojik gelişimle birlikte cinsel kimliğin gelişimine paralel bu sevgi karşı cinste kimlikleşiyor.

Psikolojiye göre  aşkın gelişimi...

Aşık olan insanların  beyin emar görüntülerınde ki çarpıcı sonuçlar ise oldukça enteresandır;  

Obsesif takıntı durum gözlemleri ile aşık olma halinde ki fonksiyoner görüntülerin aynı sonuçları vermesi ve kadınlardan alınan fonksiyoner görüntülerin erkeklere oranla  de üç kat daha fazla olduğu, yani aşkın şiddetini bayanların üç kat daha fazla  hissettiği!,,,

Madde bağımlılarında oluşan yoksunluk duygu halinin aşk yoksunluğu görüntüleri ile aynı olduğu ,

Yine, Boston üniversitesi'nde yapılan araştırma da karşı cinsten ne beklersiniz? Sorusuna, erkeklerin 2-3 özellikte birleştiği, kadınların ise onlarca yüzlerce fikir öne sürebildiği ve sonrasında da "şu kadınlar anlaşılmaz varlıklar "... Denilmiş ise de kadının algı sınırlarının çok daha geniş olduğu gerçeğini yansıtan bir sonuç olduğunu göstermektedir.

Gerçek şu ki! Dışarıdan etkileşimde  bir ilgi beğenme anında beyin bir takım kimyasalları aktive ediyor ,  dopamin ve norepinefrin hormonları kişide mutlu olma hali yaratıyor dolaşımı hızlandıran bu hormonların aktive olması  kalp atışını da hızlandırmaktadır bu hareketlenme aşk olarak tanımlanmaktadır. 

Aşık olma durumunda duyu merkezi bilinçli zihin üzerinde hakimdir.  

Orta beyin - Limbik sistem duyu merkezinde oluşan bu hareketlenme kişinin aynı zamanda çevresiyle olan iletişimin de kaynağıdır.
..............

Takip eden süreç içinde bilinçli zihin duyguları yönetmeye başlar ki! işte buna da sevgi diyoruz.

Bu aşamada artık aşk olayından uzaklaşma safhasına girilmiştir,

karşı taraf daha bir objektif  gerçeklikleri ile izlenmeye başlanır ,

sonuçların seçimi artık kişilerin sosyal tercihleri ile belirlenir.

Aslında sevgi, öz-değer  ile ilişiklidir ve kişinin kendi kendine kazandığı , dışarıdan sunulmayan, yaşamınızın ilk anlarından içinde bulunduğunuz anınıza değin size sağlanan bir şey değil , sizin kazanımlarınızdır, size özgü öznel bütünlüktür..

Öz-değer  kişinin kendisinin yarattığı  süreçsel bir oluşumdur.

Kaynağı dışarıdan değil içeriden beslenir.

Yanılgılarda  acılarda kırılma noktası kişinin tamamlayanını araması sevgiyi aşkı arayışı ile başlıyordur aslında ve hataların acıların başladığı kırılma noktası,

O benim tamamlayanım " diğer yarım " düşüncesi ve bakış açısı , kişideki  sağlıksız işleyen  öz güven eksikliğidir. Yaşamın içinde her türlü olasılık söz konusudur.

Yıllardır dayatılan  , hani o " biz bir elmanın iki yarısıyız " düşüncesinin "inanca" dönüşümü .

Yaşamda her daim olasılıklar söz konusudur. Öncelikle  birey olarak kendine güvenen  insan olabilmek, kendi kendine yetebilme  bilinci gelişmeli... Devamında da  ilişkilerin her türünde; arkadaşlıktan  eş seçimine , aile kurabilmekten sosyal iletişime kadar yaşamın her alanında hatta  iş yaşamında da alınan kararların   çok daha güçlü olacağı  gerçeği yaşanacaktır.

Çocuğumuzu , anne babamızı seviyoruz hem de çok seviyoruz ve tanımlarken de  aşk  ile sevgiyi kalibre ediyoruz ve yanılıyoruz aşklar bitebilir;

ya çocuğumuza duyduğumuz sevgiyi  ilgiyi bitirme gibi bir durum söz konusu olabilir mi ?

 Çiçeği seviyoruz böceği seviyoruz...
bazen de ölçüyü ifade etmek için aşk tanımlaması yapıyoruz, ben artık çiçeğimi sevmiyorum gibi bir durum söz konusu olamaz dolayısı ile kavramlar arası farkı da göz ardı etmemekte yarar var.


Sevgi ve aşk ,uzun süre bilim adamlarını meşgul etmiş bir konudur konuyla ilgili  farklı teoriler öne sürülmüştür.

Psikolog Zick Rubin' e göre üç unsurdan oluşmaktadır,
-  Kişinin kendisi kadar diğer kişilerin de ihtiyaçları ve mutluluğunu , önemsemek
 - Diğer kişilerle ile ilgili samimiyet
 - Düşünceler, arzular ve duyguların paylaşımı
Rubin bu konu ile ,ilgili sayısız anket ve ölçekler  düzenlemiş ve benzer sonuçlara ulaşmıştır.

Elaine Hatfield, ise ;

-Şefkatli sevgi, karşılıklı saygı, bağlanma ve güven ile karakterize etmiştir.
-Tutkulu olma hali ise beraberinde ankisiyete, umutsuzluk gibi bozuklulara neden olabilir  " kişilerin genellikle   6-30 aya arasında   normal yaşamına döndüğü, gözlenmiştir"
- Kültürel beklentiler ön  yargıları oluşturur ve tutku başlar  şayet kalıcı dengeli bir aşk  varsa şefkatli saygılı istikrarlı bir ilişkiye dönüşecektir ki !  böylesi oldukça ender rastlandığını savunur 

Love  Color Wheel Model ( sevgi renkleri çarkı modeli ) , 

1973 yılı baskılı kitabında  ise John Lee renk tekerleği modeliyle sevgi stillerini karşılaştırmıştır.

Ona göre üç ana rengi, stili  vardır .
1- Eros - İdeal aşk
2- Ludos - Bir oyun olarak aşk
3- Storpe - Dostluğun hakim olduğu aşk

 Bu stiller birbiri ile kombine edilebilir, ikincil stiller ise;
1- Mania ( Eros + Ludos) - Obsesif aşk
2- Pragma ( Ludos + Storpe ) -  Gerçekçi ve pratik aşk
3- Agape ( Eros + Storpe ) -Özverili aşk   

Sevgi Üçgeni Teorisi

Psikolog Robert Sternberg! e göre ;

 Samimiyet - Tutku -Bağlılık 

Aşkın, sevginin  üç bileşeni olduğuna işaret etmiş ve buna da Aşk üçgeni Teorisi adını vermiştir.

Sternberg, bu üç  bileşenden oluşan ilişkiler  daha dayanıklı kalıcı olduğunu , sevgi- samimiyet, tutku  ve bağlılık bileşenlerinin olduğu bu tür aşkın çok ender olduğunu savunmuştur.

Sternberg , iki ya da daha fazla eleman üzerine kurulu ilişkiler,  tek bir bileşen üzerine dayanan ilişkiden daha dayanıklı olduğunu savunmuştur.. 

Sternberg sevgi samimiyet, tutku ve bağlılığı bir arada tanımlamak için üç bileşen terimini kullanır  . 

Aşkın bu türü en kuvvetli ve en dayanıklı olmakla birlikte, günümüz aşklarının  aşkın bu türünün  ender  yaşandığını  göstermektedir.

sevmenin sınırsızlığından,

kaynaklar: wikipedia.org/wiki/Aşk

Perihan Yıllı ile                                                                          
           Pozitif ID        

  İletişim@Randevu 
         
                  http://www.perihanyilli.com/
            pozitifid@gmail.com 
            gsm 0553 866 86 30

           
https://www.instagram.com/perihanyilli/
https://twitter.com/pozitifid/ 

  Perihan Yilli ile  Psikolojik Danışmanlık; "Çocuk,yetişkin,çift ve aile danışmanlığı.Kişisel Gelişim  Danışmanlığı,Koçluk Hizmetleri"  
      Nefes Terapisti, Holoterapi, Reiki Nlp Uzmanı, Access Conciousness Bars                             Uygulamacısı Objektif Testler (zeka,kişilik,gelişim,beceri) Uygulama ve Raporlama 

Çözüm Ortağınız

Bireysel & Kurumsal

Kişisel Gelişimin Profesyonel Tasarımı  & 
                içindeki sen ile keyif dolu yolculuğun sınırsız keşfi 

Kitap satış noktaları
https://www.prefix.com.tr/urun_liste.asp?kid=205772
http://vatankitap.gazetevatan.com/kitaplar/bir_yudum_nefes/2/152755
http://www.dr.com.tr/kitap/bir-yudum-nefes/perihan-yilli/egitim-basvuru/saglik/geleneksel-saglik-yontemleri/urunno=0000000645484  


Popüler Yayınlar